Beste Çevre Danışmanlık Hizmetleri olarak seçeneklerimiz, en yeni ve çevreye duyarlı yaklaşımlar alanındaki bilgimizle güçlü ve vazgeçilmez bir çözüm ortağı olduğumuzu düşünüyoruz. Doğru yatırımlarınızı ve küresel tedarikçi ağlarınızı güven telkin eder projelerinizi başından sonuna kadar yakından takip eder, gerekli olduğunda geri dönüşüm hizmetleri sunarız. İşte bizler sizler için aşağıda bulunan iştigal konuları ile ilgileniyor, Firmanıza şahsınıza veya şirketlerinize her türlü konularda destek oluyoruz.

Firmamız Arnavutköy, Esenyurt, Beylikdüzü, Avcılar, Büyükçekmece, Silivri, Çorlu, Çerkezköy, Edirne bölgelerinde aktif rol oynamakla birlikte Türkiye'nin tüm bölgelerine hizmet verebilmekteyiz. Lütfen Hizmetlerimizi aşağıda bulunan bağlantılardan inceleyiniz.

ÇEVRE DANIŞMANLIĞI HİZMETLERİ

Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği gereğince çevre görevlisi hizmeti ile çevre izin ve lisansı başvurusu firmalarda çevre yönetim birimi ya da Bakanlıkça yetkilendirilen çevre danışmanlık firmaları tarafından yapılır.
Tüm izin ve lisans başvuruları sanayi tesisleri adına çevre görevlisi veya çevre danışmanlık firması olarak yeterlik almış kuruluşlar ve kişiler tarafından yapılmaktadır. Çevreyi kirletici etkisi olan kuruluşlar bünyesinde çevre yönetim birimi kurmak veya Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş Çevre Danışmanlık firmaları ile sözleşme yapmak zorundadırlar. Beste Çevre Danışmanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan almış olduğu izin, yasa ve mevzuatlara dayanarak Arnavutköy, Esenyurt, Beylikdüzü, Avcılar, Büyükçekmece, Silivri, Çorlu, Çerkezköy, Edirne bölgelerinde en uygun şekilde işlemlerin gerçekleştirilmesine yardımcı olmaktadır.
Beste Çevre Danışmanlık Çevre Görevlileri İle Firmalara Aşağıdaki Hizmetleri Sunmaktadır,

• Kapsam Dışı Görüş Yazılarının Alınması
• Çevre Mevzuatları Kapsamında Uygunsuzlukların Tespiti ve Raporlanması
• İl Müdürlüğü Uygunluk Yazılarının Alınması
• Geçici Faaliyet Belgesinin Alınması
• Çevre İzin ve Lisans Belgesinin Alınması
• Teknik Uygunluk Raporlarının Hazırlanması
• İç Tetkik çalışmalarının yapılması
• Eğitim çalışmalarının yapılması
• Endüstriyel Atık Yönetim Planlarının Hazırlanması ve Onay Alınması
• Çevre Mevzuatları kapsamında beyan/ bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmesi
• Atıksu Görüş Yazısı/ Deşarj İzin Belgelerinin Alınması
• Kütle Denge Tablolarının Doldurulması/ tesis yetkililerine yönelik eğitim çalışmaları
• ÇED Görüş Yazılarının Alınması

ATIK YÖNETİMİ HİZMETLERİ

Atık Yönetimi Nedir?

Atık: Üretim ve kullanım faaliyetleri sonucu ortaya çıkan, insan ve çevre sağlığına zarar verecek şekilde doğrudan veya dolaylı biçimde alıcı ortama verilmesi sakıncalı olan her türlü maddedir.

Atık Yönetimi: Atığın kaynağında azaltılması, özelliğine göre ayrılması, toplanması, geçici depolanması, ara depolanması, geri kazanılması, taşınması, bertarafı ve bertaraf işlemleri sonrası kontrolü ve benzeri işlemleri içeren bir yönetim biçimidir.

Entegre Atık Yönetimi: Atık Yönetiminin entegre olarak tüm atıklara beraber uygulanmasıdır.

Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri gösteren kurum, kuruluş ve işletmelerden kaynaklanan tehlikeli atıkların üretildikleri yerlerde ayrı toplanması, geçici depolanması, taşınması ve bertaraf edilmesi ile ilgili esasları düzenleyen Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği İle Bazı Tehlikesiz Atıkların Yönetimine yönelik esasları düzenleyen Bazı Tehlikesiz Atıkların Geri Kazanımı Tebliği uyarınca; tehlikeli atık üreticileri “3 Yıllık Tehlikeli Atık Yönetim Planı” hazırlamakla, bazı tehlikesiz atıkların üreticileri de “Tehlikesiz Atık Yönetim Planı” hazırlamakla yükümlü tutulmuşlardır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 04.06.2012 tarihli ve 9223 sayılı yazısı ile, Sanayi faaliyetleri neticesinde aynı anda tehlikeli ve tehlikesiz atıkların oluşabilmesi nedeni ile atık yönetimine yönelik planlamaların tüm atık türleri düşünülerek yapılması gerektiği bildirilerek Tehlikeli ve Tehlikesiz tüm atıkları içeren atık yönetim planları ile ilgili yapılacak güncellemelerde ve yeni hazırlanacak planların “Endüstriyel Atık Yönetim Planı” şeklinde hazırlanması gerektiği talimatı verilmiştir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından formatı hazırlanan “Endüstriyel Atık Yönetim Planı” faaliyetleri sonucu tehlikeli ve tehlikesiz atık üretimi olan işletmeler tarafından hazırlanarak, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne sunulması gerekmektedir.

Atık Yönetimi;
• Atığın tanımlanması,
• Tesis içinde sorumlusunun belirlenmesi,
• Kaynağında azaltılması,
• Kaynağında ayrı toplanması,
• Geçici depolama sahasının belirlenmesi,
• Lisanslı geri kazanım/bertaraf tesislerine nakliyesi,
• Atığın oluşumundan lisanslı geri kazanım/bertaraf tesisine nakliyesinde kadar olan sürecin takip edildiği, konuyla ilgili personellere eğitimlerin verildiği,
• Yasal izin başvurularının yapıldığı (atık yönetim planı, geçici depolama izni gibi) bir süreçtir.

ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ (ÇED)

ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ (ÇED) NEDİR?


Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar bütünüdür.
ÇED’ in faydaları nelerdir?


• Uygulama aşamasında ortaya çıkabilecek problemlere karşı daha önceden önlemler üreterek hazırlıklı olunması.
• Proje sahibi için projenin tüm yönlerinin görülebilmesi ve seçeneklerin değerlendirilebilmesi.
• Karar verme sürecine yönelik daha güvenilir ve işbirlikçi bir yaklaşım sağlamasıdır.

Ekonomik ve sosyal gelişmeye engel olmaksızın çevre değerlerini ekonomik politikalar karşısında koruyarak, yeni proje ve gelişmelerin çevreye olabilecek sürekli veya geçici potansiyel etkilerinin sosyal sonuçlarını ve alternatif çözümlerini, ilgili tüm tarafların görüş, kaygı ve önerilerini de dikkate alarak işletme öncesi, işletme sırası ve işletme sonrasını da içine alarak değerlendirilmesinin, izlenmesinin ve denetlenmesinin yapıldığı bir süreç olan ÇED ile ilgili ilk düzenleme ÇED Yönetmeliği adı altında ilk olarak 07/02/1993 tarihinde yayımlanmıştır.

Yönetmeliğine göre; projeler iştigal konuları, kapasite değerleri, proje konusu, kapsamı vb. bağlı olarak Ek.1 veya Ek.2 listesinde yer almaktadırlar.

Ek-I (Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesi) ve

EK-II (Seçme Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesi) olarak ayrılmıştır.

Planlanan projeler veya faaliyetler için ÇED Yönetmeliğine göre EK-I listesinde yer alan projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz” kararı verme yetkisi Bakanlığa aittir. Bakanlık, Ek-II listesinde yer alan ve karar verme yetkisi ÇED Yönetmeliğine göre kendisinde olan projeler hakkındaki "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verme yetkisini 03/10/2013 tarihinde Valiliklere devretmiştir. ÇED Yönetmeliği’nin ekli listelerinde yer almayan projeler/faaliyetler ise faaliyet sırasında 2872 Sayılı Çevre Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan yönetmeliklerde belirtilen şartlara uyulması ve mer’i mevzuat çerçevesinde diğer izinlerin alınması şartıyla “Yönetmelik Kapsamı Dışında” değerlendirilmektedir.

ÇED Yönetmeliği kapsamında yer alan projeler için, (Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. bendine göre) “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı alınmadıkça hiçbir teşvik, onay, izin yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. 

“Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı alınmadan yatırıma başlanan/kurulan faaliyetler, Çevre Kanunu’nun 15. maddesine istinaden ÇED Yönetmeliği (19.maddesinin (a) bendi) gereğince durdurulmaktadır. Bu durumda, Çevre Kanununun 20. maddesinin (e) bendi uyarınca idari para cezası uygulanmaktadır. ÇED Raporunda veya Proje Tanıtım Dosyasında taahhüt edilen hususlara uyulmadığının tespit edilmesi durumunda ise Yönetmeliğin 19.maddesinin (b) bendi gereğince (Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin (e) bendi uyarınca) idari para cezası uygulanmaktadır. ÇED Yönetmeliği hükümlerine tabi faaliyetlere/projelere verilen “ÇED Olumlu” ya da “ÇED Gerekli Değildir” kararları faaliyete başlanması için gereklidir ancak yeterli değildir. Diğer bir deyişle, ÇED Yönetmeliği kapsamında verilen kararlar nihai izin ve onay niteliği taşımamaktadır. Bu nedenle, yürürlükte olan mevzuat uyarınca ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan gerekli izin, onay, görüş ve/veya ruhsatların alınması gerekmektedir.

PROJE TANITIM DOSYASI

ÇED Raporu ve Proje Tanıtım Dosyası ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan Yeterlik Belgesi almış firmalar tarafından hazırlanabilir. ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında olduğu düşünülen faaliyetler için Bakanlık veya illerde İl Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri'ne bir dilekçe ekinde ayrıntılı plan, proje (giren hammadde, yapılan işlem, çıkan ürün, kullanılacak kimyasal maddelerin özellikleri) eski ve yeni kapasite raporları ve iş akım şemasını içeren bir dosya sunulması gerekmektedir.

Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça projelere ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez.

 

ARITMA SİSTEMLERİ

Arıtma sistemleri, sanayi tesisleri, fabrikalar, organize sanayi bölgeleri gibi kuruluşların üretim prosesleri sonucu oluşan atıksularını geri kazanılması ve bertaraf edilmesi amacıyla kurulmuş olan atıksu arıtma tesisleridir. Evsel ve endüstriyel atıksuların ileri teknolojilerle arıtılması, arıtılması zor atıksular için özgün sistemlerin tasarlanması ve uygulanması ve mevcut arıtma sistemlerinin iyileştirilmesi kapsamaktadır. Bu atıksu arıtma tesisleri sektör ve atıksu karakterine göre özel olarak planlanmaktadır. Endüstriyel nitelikli atıksuların arıtılması amacı ile dizayn edilen atıksu arıtma sistemleri, boyutları ve arıtma üniteleri; sanayi/sektör türü, üretim yöntemi, atıksu miktarı, atıksuyun kirlilik değerleri ve alıcı ortam türüne göre değişiklik göstermektedir.

DEŞARJ KALİTE KONTROL RUHSATI (DKKR)

DKKR: İSKİ kanalizasyona deşarj dahilinde müesseselerden istediği, yoksa arıtma tesislerini projelendirilip devreye alınması, varsa arıtma tesisinin uygunluğundan sonra yine İSKİ tarafından verilen DEŞARJ KALİTE KONTROL ruhsatıdır. DKKR ruhsatı resmi kuruluşların alınmasını mecbur tuttuğu birçok ruhsat ve izinlerin ön koşulları arasında bulunmaktadır. Bunlardan bazıları ilçe belediyeleri tarafından verilen İşyeri Açma ve Çalışma (GSMR) Ruhsatı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca alınması şart koşulan Çevre İzin ve Lisans işlemlerinde de DKKR ruhsatı ön şart olarak istenmektedir.


Deşarj ruhsatına başvuru yapılmadan önce arıtma tesisinin tamamlanmış ve İSKİ’nin Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliğine uygun standartlarda düzenli ve verimli bir şekilde çalıştırılıyor olması önemlidir.


Başvurunun ardından İSKİ tarafında periyodik olarak numune alınarak arıtılmış suyun İSKİ’nin Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliğine deşarj tablolarına uygun olup olmadığı denetler ve uygun olduğundan emin olduğu takdirde DKKR ruhsatını firmaya verir.

SERA GAZI EMİSYON RAPORLAMA İŞLEMLERİ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yayınlamış olduğu Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik ve Bu yönetmeliğe bağlı olarak Sera Gazı Emisyonlarının İzlenmesi ve Raporlanması Tebliğine göre Ülkemizde sera gazı salınımı yapan bazı sanayi kurum ve kuruluşlarının sera gazı emisyonlarının takip etme izleme ve raporlama ile ilgili olarak bazı zorunluluklar getirilmiştir.

"Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik", 25 Nisan 2012 tarihli ve 28274 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bir dizi maddesinde yapılan değişiklikler ile Yönetmelik 17 Mayıs 2014 tarihli ve 29003 sayılı Resmi Gazete'de revize edilerek yayımlanmıştır.

Yönetmelik'te yer alan izleme ve raporlama yükümlülüklerine ilişkin Bakanlıkça "Sera Gazı Emisyonlarının İzlenmesi ve Raporlanması Hakkında Tebliğ” hazırlanmıştır.

Mevzuat kapsamında, Yönetmeliğin Ek-1'inde yer alan faaliyetleri gerçekleştiren tesisler, her yıl düzenli olarak izleme, raporlama ve doğrulama sürecine tabi olmaktadır. Firmaların, Sera Gazı Emisyon İzleme Sistemini oluşturması ve bu sisteme bağlı olarak Bakanlığın istediği formatta Sera Gazı Emisyonu İzleme Planı oluşturması gerekmektedir.

TEHLİKELİ MADDE GÜVENLİK DANIŞMANLIĞI (TMGD)

2010 yılında ADR’ ye taraf olan Türkiye 2014 yılı itibariyle Tehlikeli Maddelerin Karayolunda Taşınmasına Hakkında Yönetmelik kapsamında ADR hükümlerini uygulamaya başlamıştır. Bu hükümlerden bir tanesi de Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı zorunluluğu ile ilgilidir. Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik kapsamında Tehlikeli Madde Taşımacılığı ile ilgili gönderen, paketleyen, dolduran, taşımacı vs. faaliyetleri gerçekleştiren işletmelerin tehlikeli madde güvenlik danışmanı istihdam etmesi veya tehlikeli madde güvenlik danışmanından hizmet alması zorunludur.

TMGD Danışmanlık Hizmetleri ile işletmeler iştigal konularına göre, insan sağlığına, diğer canlı varlıklara ve çevreye zarar vermeden, güvenli bir şekilde faaliyetlerini gerçekleştirmeleri hedeflenmekte olup, TMGD ile ilgili yönetmelik ülkemizde 30.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

TMGD Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hizmeti / Hizmetleri

• İşletmeler faaliyet konularına göre, tehlikeli madde taşımacılığı sürecinde yer alıyor ve bir takvim yılı içerisinde net elli ton (50) ve üstü miktarlarda işlem hacmine sahip olan,

• Bu tehlikeli maddeleri gönderen, paketleyen, yükleyen, dolduran ve boşaltan işletmelerin,

• Miktarına bakılmaksızın ADR/RID Bölüm 1.1.3.6.3'te yer alan tablodaki taşıma kategorisi sıfır olan işletmelerin,

• Tehlikeli maddelerle iştigal eden taşıma sürecinde bulunan, gönderen, paketleyen, yükleyen ve dolduran olarak faaliyette bulunan işletmelerin,


En az bir adet tehlikeli madde güvenlik danışmanı istihdam etmesi veya tehlikeli madde güvenlik danışmanlığı hizmeti veren firmalardan TMGD Danışmanlığı Hizmeti almakla yükümlüdürler.

ADR Belgesi’ne Sahip Olmak Neden Zorunludur?

ADR kurallarının temeli; taşımada tehlike ve risklerin minimize edilmesidir. Karayolunda taşınan tehlikeli yüklerin mümkün olan en üst seviyede güvenlik önlemleri alınmış taşıtlarla nakledilmesi, yine kuralların temel amacıdır. Mevzuatın getirdiği zorunluluğun yanı sıra üretici işletmeleri bu yaptırıma iten bir başka neden, bu kapsamda taşımacılık yapan lojistik sektörünün ilgili taşımalarını yönetmeliğin yürürlük tarihi itibariyle ADR ’li araçlarla yapma ihtiyacıdır.

 

GSM RUHSAT İŞLEMLERİ

GSM (Gayri Sıhhi Müessese): Tesisin çevresine fiziksel, ruhsal, kimyasal, mikrobiyolojik ve toplumsal yönlerden az yada çok zarar veren yada verme olasılığı olan ve doğal kaynakları kirleten kuruluşlardır.

GSMR (Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı): Tesisin çevre ve insan sağlığı açısından her türlü tedbiri aldığını gösteren ruhsattır.

Gayrisıhhi Müesseseler faaliyetin tür ve büyüklüğüne göre Birinci Sınıf, İkinci Sınıf ve Üçüncü Sınıf olmak üzere üç bölüme ayrılır.

• 1.SINIF GSM : Büyükşehir Belediyesi tarafından verilmektedir. Kentlerden ve insanların toplu olarak bulundukları yerlerden mutlaka uzak tutulması, sanayi bölgesi ya da sağlık koruma bandı konulabilecek yerlerde olması gereken kuruluşlardır.

• 2. SINIF GSM : İlçe belediyeleri tarafından verilir. Kentlerden ve insanların toplu olarak bulundukları yerlerden mutlaka uzak tutulması, sanayi bölgesi ya da sağlık koruma bandı konulabilecek yerlerde olması gereken kuruluşlardır.

• 3.SINIF GSM : İlçe belediyeleri tarafından verilir. Konutların ve insanların toplu olarak bulundukları yerlerin yakınında kurulabilmekle birlikte denetim altında tutulması gereken gayri sıhhi müesseselerdir.

Firmamız gayri sıhhi müessese ruhsat işlemlerinde sizin yanınızdayız.

ISO 14001 DANIŞMANLIĞI

 ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi

Her geçen gün daha da küçülen dünyamızın kaynaklarının sonsuz olmadığı, faaliyetlerimizin çevresel etkilerinin yerel ve bölgesel kalmayıp, global olduğu artık tüm dünyada kabul edilmiştir. Bu kabul, çevresel etkilerin yasal uygulamalardan ziyade toplum dinamikleri ile kontrol edilmesi ihtiyacını da beraberinde getirmiştir.
ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, kuruluşlardan ürünlerini üretirken veya hizmetlerini sunarken yürüttükleri faaliyetlerin çevresel etkilerini belirlemeye, bunları değerlendirmeye, önemli etkilerini kontrol altına almaya, yasal limitlere uymaya, kirliliği önleyici çalışmalarda bulunmaya ve çevresel performanslarını sürekli iyileştirmeye yöneltir.
Bilinçli tüketiciler, tedarikçilerinin çevre politikalarını satınalma kriterlerinden birisi olarak sorgulamaktadır. Bilinçli tüketiciler yaşadığı çevreye değer veren ve çevresel etkilerinin farkında olan tedarikçiler ile çalışmak istiyorlar.
ISO 9001 kalite yönetimi üzerine ve OHSAS 18001 iş güvenliği yönetimi üzerine odaklanmış standartlardır. Çevre yönetimine odaklanan ISO 14001:2004 standardı, kalite ve iş güvenliği yönetim sistemleri ile ortak prensiplere sahiptir. Bu nedenle kalite ve/veya iş güvenliği yönetim sistemlerine sahip olan bir kuruluş, ISO 14001’ i mevcut sistemlerine kolaylıkla entegre edebilir (bütünleştirebilir).
Neden ISO 14001?

 

• Ulusal ve uluslararası mevzuatlara uyumun arttırılması sağlar.

• Çevresel etkilerin farkında olunmasını sağlar.

• Çevresel etkilerin değerlendirilmesini ve kontrol altına alınmasını sağlar.

• Kirliliğin kaynaktan başlayarak kontrol altına alınması ve azaltılmasını sağlar.

• Çevresel performansın arttırılmasını (çevresel etkilerin azaltılmasını) sağlar.

• Hammaddelerin, doğal kaynakların ve enerjinin verimli kullanılmasını sağlar.

• İzin ve yetki belgelerinin alınmasının kolaylaştırılması sağlar.

• Çalışanların bilinçlenmesini sağlar ve motivasyonunu arttırır.

• Acil durumlara (kaza, deprem, yangın, sel vb.) karşı hazırlıklı olunmasını sağlar.

• Kuruluşun imajının artmasını sağlar.

• Tüm dünyaca kullanılan ortak bir dil olduğundan uluslararası pazarda rekabet avantajı sağlar.


ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Standardı’ nın temel özellikleri:


• Geneldir, tüm dünyada geçerlidir.
• Sürdürülebilir iyileşmeyi destekler.
• Mevcut yönetim sistemleri (ISO 9001, OHSAS 18001) ile uyumludur.
• Performans kriterlerinin tanımlanmasını sağlar.
• Gönüllülük esası ile kurulur.
• Uygulandığı kuruluşlara değer katar.
• Dünya çapında her türlü kuruluşa uygulanabilir.
• Hissedarlar, toplum ve diğer ilgili taraflarla iletişim sağlar.
• Esnek uygulamaları içerir.

ISO 14001 ile ilgili bazı tanımlar;

Çevre  : Bir kuruluşun faaliyetlerini yürüttüğü hava, su, toprak, doğal kaynaklar, flora, fauna ile insanları da ihtiva eden ortam ve bunlar arasındaki ilişki.

Çevre Boyutu: Bir kuruluşun, çevre ile etkileşime girebilen faaliyetlerinin veya ürünlerinin veya hizmetlerinin bir elemanı.

Çevresel Etki: Kısmen veya tamamen, bir kuruluşun çevre boyutlarından kaynaklanan, çevreye yaptığı olumlu veya olumsuz herhangi bir değişiklik.


Çevre Yönetim Sistemi (ÇYS)
Bir kuruluşun çevre politikasının geliştirilmesi, uygulanması ve çevre boyutlarının yönetilmesinde kullanılan, kuruluşun yönetim sisteminin bir parçası.


Çevre Başarısı
Bir kuruluşun, çevre boyutlarını yönetmede elde ettiği ölçülebilir sonuçlar.


Çevre Politikası

Bir kuruluşun, resmi olarak üst yönetimi tarafından beyan edilen, çevre başarısıyla ilgili genel niyetleri ve yönlenmesi. (Çevre politikası, faaliyet ve çevre amaçlarının ve çevre hedeflerinin belirlenmesi için bir çerçeve sağlar.)

Kirliliğin Önlenmesi:
Olumsuz çevresel etkileri azaltmak amacıyla, herhangi bir kirletici çeşidinin veya atığın oluşmasını, emisyonunu veya boşaltımını önlemek, azaltmak veya kontrol etmek (ayrı ayrı veya birlikte) için, süreçlerin, uygulamaların, tekniklerin, malzemelerin, ürünlerin, hizmetlerin veya enerjinin kullanılması.


Not: Kirliliğin önlenmesi, kaynak kullanımının azaltılmasını veya hiç kullanılmamasını, işlemi, ürün veya hizmet değişikliklerini, kaynakların etkin kullanımını, malzeme ve enerji ikamesini, yeniden kullanımı, geri kazanımı, geri dönüşümü, ıslahı ve arıtmayı ihtiva eder.

 

YALIN ÜRETİM – SÜREKLİ İYİLEŞTİRME

5S ÇALIŞMALARI

5S – İŞYERİ ORGANİZASYONU


5S Nedir?
Beş aşamadan oluşan, adını Japonca beş kelimenin baş harflerinden alan bir işyeri organizasyonu yöntemidir. Endüstriyel tertip, düzen ve temizliğin kuruluş içerisinde sistematik bir şekilde uygulamaya alınması, yönetilmesi ve sürekliliğin sağlanmasında 5S uygulaması en etkili araçtır. 5S uygulaması işyeri ortamının iyileştirilmesinde birinci adım olmalıdır. Sadece bir temizlik faaliyeti değildir. İşyeri kontrolünün arttırılması, verimliliğin yükselmesi ve kayıpların önlenmesi için uygulanan basit ve etkili bir yöntemdir. Kuruluşlarda yapılan sürekli iyileştirme çalışmalarını destekler ve bu çalışmalara temel oluşturur.


5S İşyeri Organizasyonu, Endüstriyel Tertip, Düzen ve Temizlik


5S Kuruluşlarda kontrolün sağlanamaması, çalışanların malzeme ve araç-gereç arama ile vakit kaybetmeleri, eksik ya da fazla hammadde siparişlerinin verilmesi, iş kazalarının meydana gelmesi ve fabrika alanının etkin kullanılamaması işyeri düzensizliğinin neden olduğu kayıplardan sadece birkaçıdır. Kuruluşlar, daha tertipli, daha düzenli ve daha temiz iş alanları yaratarak; maliyetlerini azaltabilir, verimliliklerini arttırabilir, kayıp ve israfı en aza indirebilir, iş güvenliği ve motivasyonu arttırabilirler.
5S geneldir, tüm sektörlere, tüm çalışma alanlarına uygulanabilir. Toplam Verimli Bakım (TPM) ve Yalın Üretim uygulamalarının önemli bir adımıdır.


Neden 5S ?

Daha tertipli, daha düzenli ve daha temiz iş alanları yaratarak;


• Maliyetleri azaltmak,
• Verimliliği arttırmak,
• Kaliteyi artırmak,
• İş kazalarını azaltmak, iş güvenliğini arttırmak,
• İşyeri kontrolünü kolaylaştırmak
• Termin sürelerine uyumu arttırmak,
• İsrafı ve kayıpları azaltmak,
• Üretim alanları ve tesislerinin etkin kullanımını sağlamak
• Arızaları azaltmak,
• Ürün, kalıp, tip değişim zamanını azaltmak,
• Makine, ekipman, malzeme ve stokların yerleşim konumlarını kontrol altına almak,
• Daha temiz, düzenli ve güvenli bir iş ortamı ile çalışanların motivasyonunu arttırmak,


5S adımları nelerdir?

SEIRI (Ayıklama)

Gerekli ve gereksiz malzemeler (Çalışma alanında istenmeyen makine, aparat, ekipman, yedek parça, hammadde, doküman, mobilya vb. eşyalar) birbirinden ayrılır, gereksiz malzemeler çalışma alanından uzaklaştırılır.


SEITON (Düzenleme)
Gerekli olduğunda kullanıma hazır olmaları için malzemeler uygun ve güvenli şekilde düzenlenir. Amaç gerektiğinde kullanılmak üzere aranan malzemelere 30 sn içerisinde ulaşmaktır.


SEISO (Temizlik)
Çalışma alanı her türlü tozdan, yağdan ve kirden arındırılmalı ve temiz tutulmalıdır. Kirlilik kaynağında yok edilmelidir.


SEIKETSU (Standartlaşma)
Temiz ve düzenli olmak alışkanlık haline getirilmelidir. Uygulamaların sürekliliği hedefleyen standartlar ve prosedür oluşturulmalıdır. Herkesin prosedüre uymasını sağlayacak kontrol mekanizması kurulmalıdır.


SHITSUKE (Sürdürme ve geliştirme)
Temiz ve düzenli olmak alışkanlık haline getirilmelidir. Prosedüre uygunluk ve elde edilen sonuçlar ölçülmeli, tanıma ve takdir uygulanmaya alınmalıdır.


Altıncı “S” (Safety)
Bazı uygulamalarda İş Güvenliği ile ilgili konular 6. aşama olarak bu sisteme dahil edilerek 5S’ e entegre edilir. Bu yöntem “6S”olarak da adlandırılabilir.

KAİZEN İYİLEŞTİRME

KAIZEN SÜREKLİ İYİLEŞTİRME


Sürekli İyileştirme nedir?
Eğer yaptığın işte hiçbir iyileşme göstermiyorsan, aslında geriliyorsundur. KAIZEN; Yapılan her şeyde sürekli iyileşmeyi amaçlar. Adını Japonca “ KAI” (değişim, gelişim) ve “ZEN” (daha iyiye) sözcüklerden alır ve doğu felsefesinde “sürekli ve bitmeyen iyileşme” anlamına gelir.
Küçük küçük de olsa iyileştirmelerin sistematik bir biçimde gerçekleştirilmesi ve alışkanlık haline getirilmesi yöntemidir.


Ayrıca; iyileşme için büyük yatırımlar gerektirmeyen, tüm personelin yaratıcılıklarını ön plana çıkartan, çalışanlar tarafından uygulandığı için benimsenmesi kolay olan bir yöntemdir.


Bütün yönetim sistemlerinin tohumudur ve ürünün, hizmetin ve sürecin sürekli iyileştirilmesini hedefler.

 

YALIN 6 SİGMA SİSTEMLERİ

YALIN ALTI SİGMA – İYİLEŞTİRME YÖNETİMİ


Yalın Altı Sigma Nedir?
Yalın Altı Sigma, verimlilik yönetiminde kullanılan en etkili iki yaklaşımın sentezidir. Yalın Yönetimin değere ve israfa odaklanan yalın yaklaşımı ile Altı Sigmanın güçlü iyileştirme araçlarının birlikte kullanılmasıdır. Yalın Yönetim prensiplerinin beşinci adımı olan “mükemmellik arayışı” Altı Sigma araçları ile en iyi şekilde sağlanabilir.


Altı Sigma, mevcut ve elde edilebilir her türlü veriyi bilimsel yaklaşımlar kullanarak iyileştirmeleri sistematik hale getirmeyi hedefleyen proje odaklı bir ekip çalışmasıdır.


Projeler kuruluşun stratejilerine, maliyetlere ve müşteri beklentilerine odaklanır. Müşteri beklentileri sağlanarak maliyetleri azaltmayı hedefleyen kuruluşları Yalın Yönetimin mükemmellik arayışına götüren bir yönetim biçimidir.
Yalın 6 Sigma’ da her proje, problemi çözmek için oluşturulan bir ekip tarafından yönetilir. Ekiplere, proje yürütme ve problem çözme teknikleri ile donatılmış Yeşil Kuşak ya da Kara Kuşaklar liderlik eder.


İşte bu noktada Yalın Altı Sigma nedir diye sorulduğunda;


• Firmanın amaç ve değerleriyle başlayan,
• Yalın düşünceyi destekleyen,
• Yalın yönetim anlayışı ile bütünleşen,
• Değeri müşteri gözüyle tanımlayan,
• İsraflara odaklanan,
• Bilimden destek alan,
• Veriyi bilgiye dönüştüren,
• Değişkenliği azaltmayı hedefleyen,
• Çalışanların katılımını gerektiren,
• Ekip ruhunu aşılayan,
• Çalışanlara da değer katan,
• Sürekli iyileştirmeyi sistematik hale getiren,
• Kalite, maliyet ve hıza aynı anda odaklı olan,
• Koşulsuz müşteri memnuniyetini hedefleyen,
• Sadece bir performans ölçüm metriği değil, aynı zamanda bir yönetim modeli olan,
• Sonuçları kalıcı olan,
• geçici bir heves olmayan,


Stratejik bir araç… bir felsefe… bir verimlilik yönetimi… diyebiliriz.

 

Yalın Altı Sigmanın Fazları (DMAIK)

YALIN ÜRETİM SİSTEMLERİ

YALIN ÜRETİM
Yalın Üretim Nedir?

Günümüz dünyası çok rekabetçi ve küreselleşme herkesi bu rekabetin içine çekmektedir. Her kim ki kalitesini yükseltir, maliyetlerini düşürür ve hızlı olursa, pazarı da yönlendirir.
Geleneksel üretim sistemleri bu hedeflere aynı zamanda ulaşmamıza yeterli imkân vermemektedir. Firmalar genellikle bu hedeflerden birine ya da ikisine odaklanmakta ve üretim sistemlerini buna göre şekillendirmektedirler. Oysa Yalın Yönetim bu uç hedefinde aynı anda gerçekleşmesine olanak tanımaktadır.
Yalın Üretim, süreçlerdeki israfları elemine ederek maliyet ve üretim zamanını düşüren ve kaliteyi artıran sistematik bir yaklaşımdır.
İlk olarak Toyota tarafından geliştirilen ve uygulanan Yalın Yönetim, bir yönetim felsefesi olarak bugün üretimin yanında birçok farklı hizmet sektöründe de (sağlık, eğitim ve finans gibi) uygulanmaktadır.
Yalın düşüncenin temelinde israf ve kayıpların ortadan kaldırılması ve sürekli iyileştirmenin sağlanması yer almaktadır.

Yalın Yönetim Prensipleri Nedir?

Değerin Tanımlanması
Yalın düşüncede her faaliyet değer kavramına göre değerlendirilir. Değer, müşteri tarafından tanımlanır. Müşterinin gözünde değer kabul edilmeyen her faaliyet israftır.


Değer Akış Analizi
Yalın düşüncede ikinci adım değer akışının analiz edilmesidir. Sürecin tüm adımları hammaddeden nihai ürüne kadar tanımlanır. Böylece süreçte yer alan israflar ortaya çıkartılır.


Sürekli Akış
Müşterinin tanımladığı değeri, istenen kalitede ve zamanda, en ucuza üretmek için tanımlanan israfların elemine edilerek kesintisiz akışın sağlanmasıdır.


Çekme Sistemi
Bu aşama, müşterinin ürünü/hizmeti istediği zaman almasına olanak vermekte ve müşteri talebi olmadan üretim yapılmamasını sağlamaktadır.


Mükemmellik Arayışı
Sistem sürekli iyileştirilerek mükemmel bir yapıya kavuşması hedeflenir.
Yalın Üretimde 7 Temel İsraf Nedir?

Hatalı Üretim
Hatalı üretim ve/veya ürünün tamiri israftır.

Fazla Üretim
Gereğinden fazla veya erken üretim israftır.

Fazla Stok
İş için gereğinden fazla elde tutulan her şey israftır.

Bekleme
Makinanın işlemini bitirmesini beklemek ve/veya tamir için beklemek israftır.

Gereksiz İşler
Katma değer yaratmayan iş adımları ve/veya müşteriye değer katmayan işlemler israftır.

Gereksiz Taşıma
Gereksiz ekipman, hammadde, yarı mamül ve mamül taşımaları israftır.

Gereksiz hareketler
İyi organize edilmemiş iş ortamı nedeniyle oluşan gereksiz hareketler israftır.

Yalın Evi

STANDARTLAŞTIRMA
Bir kuruluşu başarılı bir şekilde çalıştırmak için, kuruluşu sistematik ve şeffaf bir şekilde yönetmek ve kontrol etmek gerekir. Başarı, iş yapış biçimini (uygulamalarını) standartlaştırmaktan ve sürekli olarak iyileştirmekten geçer.

Süreç Yönetimi

Standartlaştırmanın temel şartlarından birisi de “süreç yönetimidir”. Doğru tanımlanmış ve doğru uygulanan bir süreç yönetimi, iş yapış biçimini standartlaştıracağı gibi süreçlerin performans sonuçlarını da ortaya koyarak yöneticilerin önünü açar ve doğru karar verilmesini sağlar.